Hayata yenik yazardan evlilik tavsiyeleri
İhtiyacı olan alsın...
Müslüman mahallesinde salyangoz satan yazarınız yine devrazyonda! Romancı olarak “sen şu köşede otur, oyna bakalım” deseler de kitaplarımı mucizevi bir şekilde bastı bu memleket, sağolsun. Ama öyküler ve tiyatro oyununa gelince “yok o kadar da değil” mesajı verdi evren. Ya da belki başka bir şeyler demek istedi, bilemiyorum artık, bir ara anlarız :) Toplumcu-gerçekçi deyilsek ne yapak ölek mi? Fakat evladlarını çiğ çiğ yiyen bu şevk ve motivasyon diyarında yazar olmak nedir arkadaş! Üstelik “kızım yazarlık, sanat senin neyine, aç kalırsın, düzgün bir işin olsun” diyen bir aileden de gelmediğim için düştük bu batağa bir kere. Tam da şu aralar “bir sonraki o kitabı niye yazayım ki ayol” modlarındayken çok sevdiğim genç bir çifte yazdığım evlilik tavsiyelerine rastladım! Ba ba ba!
Sevgilimle 12 yıldır beraberiz, 7 yıldır da evliyiz. Doğrusunu isterseniz çoğu zaman evli bir insan olduğuma şaşırıyorum. Hatta çoğu zaman Bodrum’da yaşadığıma, çoluklu çocuklu bir insan olduğuma ve hayatımın bu olduğuna da şaşırıyorum!!! Sanki hepsi büyük bi plot twist… Tabii pandemi ve ekonomi ve siyaset ve işsizlikle hep beraber Trump-Elon-Tayyo paralel evrenine düşmesek bu oldukça sevecen ve neşeli bir plot twist, sıcak bir romantik komedi olacaktı ama hayat işte… Yine de şişko hanım şarkı söylemeden bu iş bitmez. Hanımlar beyler, Elvis henüz binayı terk etmedi!
Ha şimdi 7 yıldır evli olmak beni evlilik uzmanı yapar mı, yapmaz. Ama bir takım tespitlerim var…
Buyrunuz efendim:
1-Bundan sonra “biz” dediğinizde aklınıza gelecek tek şey sadece ikinizden oluşan o biz olsun. Her zaman aynı fikirde olmayacaksınız. Bazen birbirinize karşıt konumda olacaksınız. Ama önemli olan bu ying ve yang’dan yapıcı bir bütün yaratmak. Siz bir takımsınız. Farklılıklarınız sizin süper gücünüz. Ama her zaman “biz” denen şeyin artık sadece ikiniz olduğunu hatırlayın.
2-Birbirinizi suçlayıcı, yargılayıcı, kırıcı ifadeleri asla kullanmayın. Hayatınızdan çıkarın. Bir davranışı gündeme getirirken “sen bunu yaptığında ben böyle hissediyorum” şeklinde bir sebep ve sonuç ilişkisine odaklanın. Ve ikinizin de yararına olacak çözümler ya da orta yollar bulmaya çalışın.
3- Bazen bazı sorunlar ve fikir ayrılıkları hemen çözülemez. Çözülemeyen sorunları zamana bırakın. Bazı sorunları zaman çözecektir, buna güvenin. O günü sevgi ve huzur içinde nasıl tamamlayacağınıza bakın. Küs yatmayın. Kırgın da olsanız birbirinize sarılmaktan, birbirinizi kucaklamaktan, öpmekten vazgeçmeyin. Bu “beni gıcık ettin ama seni seviyorum, bunu şimdi çözemesek de çözeceğimize inanıyorum” demektir.
4- Sorunlar ortaya çıktığında içinizi dökmek isteyebilirsiniz ancak bu basıncı ve sıcak buharı mümkünse ailelerinizden yana atmayın. İkinizin arasındaki durumlara en başta aileleri ve diğer üçüncü kişileri asla dahil etmeyin. Anne babalarınız bu işe dahil olmayacak kadar bilge değillerse, ne kadar iyi niyetli olsalar da çocuklarını koruma içgüdüsüyle tetiklendiklerinde verecekleri olası tepkileri tahmin ya da kontrol edemeyeceğinizi ve işin aklınıza gelmeyecek şekillerde büyüyebileceğini unutmayın. Eğer aileleri dahil edecekseniz hep birlikte gelin-kaynana TV programlarından birine katılarak bu işi gündüz kuşağında halledin, aile ekonomisine katkıda bulunun, yabana gitmesin ;)
Haklı olabilirsiniz ama haklı olmak mutluluk getirmez…
5-Yüzde yüz haklı olabilirsiniz ama haklı olmak mutluluk getirmez. Haklı olmak bugüne dek aile, arkadaşlık ve evlilikte sayısız ilişkinin sonu olmuştur. Aynı şekilde birinizin haklı olması da diğerinin haksız ya da suçlu olduğu anlamına gelmez! Unutmayın ki karşınızdaki düşman birbiriniz değilsiniz. Yanyana durun, birbirinizi değil meseleyi karşınıza alın meseleyi birlikte çözmeye çalışın. Ayrıca ne demiş atalarımız: “meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz”. Ya da bir Muğla deyişiyle: “Baktın olmuyo, bakmayıveecen!” Tabii bu dediğim karşınızdaki insanın gündeme getirdiği meseleleri yoksayın anlamına gelmiyor. Kendi meselelerinizi salabiliyorsanız salın ancak karşınızdakinin meselesini salmak sizin yetki alanınız dahilinde değildir.
6-Her insanın duygusal ve fiziksel ihtiyaçları farklıdır. Birbirinizi gözleyerek karşınızdakinin “yenilenme ihtiyaçlarını” tanımaya çalışın. Bazı insanlar sinirlendiklerinde yemek yemeye, uyumaya, dinlenmeye, kimseyle konuşmadan tek başına vakit geçirmeye ihtiyaç duyarken bazıları da ancak hareket ederek, spor yaparak, dolaşıp hava alarak rahatlıyor olabilirler. Karşınızdaki kişi farkında olmasa bile bu ihtiyaçlarını karşılayacak alanı, zamanı ve özgürlüğü ona sağlamak pek çok çatışmanın alevlenmeden sönmesini sağlayabilir.
7-Karşınızdaki insan hayatın içinde bir takım sorunlar yaşayıp bunları sizinle paylaştığında sorunu onlar için çözmeye ya da sizden bilhassa talep etmedikçe tavsiye vermeye çalışmayın. Sadece dinleyin ve yanında olduğunuzu hissettirin. Eğer sevgiliniz birilerine ya da bir şeye sinirlendiyse duruma mantıksal, aydınlanmacı ve hukuki bir ışıkla denge getirmeye, çatışma yaşadığı kişinin ya da durumun haklı yanlarını saymaya çalışmayın. Tabii ki üstüne bir de siz de gaza getirin, yangına körükle gitsin demek istemiyorum ama yargılayıcı ve hep kusuru kendi çocuğunda bulan anne-baba konumuna düşüp ona hatalarını ve eksiklerini saymayın. Özetle kendini kapana kısılmış hissettiğinde karşısında değil yanında olun, ateş hattında kalmayın. Bırakın sıcağı sıcağına öfkelensin, saydırsın, sisteminden atsın, rahatlasın.
8-Kendi ihtiyaçlarınızı tanımaya, öğrenmeye çalışın. Karşınızdaki kişinin zihninizi okuyup kendiliğinden bu ihtiyaçları yerine getirmesini beklemeyin. Dürüst olun. Kendinizde fark edin ve sesli olarak dile getirin, talep edin. Birbirinizin taleplerini olabildiğince ve çok geciktirmeden yerine getirmeye çalışın.
9- Kendi sınırlarınızı öğrenmeye çalışın ve bu sınırları korumaya gayret edin. Karşı tarafın memnuniyeti için kendi kapasitenizi zorlamak sadece mutsuzluk ve hayal kırıklığı getirir.
10- Her şeyi birbirinizden beklemeyin. Her şeyi birlikte yapmaya çalışmayın. Bazı ihtiyaçlarınızı dışarıdan, arkadaşlarınızla ya da kendiniz karşılayın.
11- Sürekli birbirinize bakmayın, hayata katılın. Ayrı hobileriniz ve ayrı arkadaşlarınız, ayrı dünyalarınız da olsun. Böylece konuşup paylaşacak şeyleriniz hiç bitmez. Dışarıdan beslenmekten vazgeçmeyin. Sadece ikinizden ibaret bir dünya sizi öldürür. İnsanlar sevgililerinin sadece kendilerine aşkla bakışına değil, dünyadaki duruşuna da aşık olurlar. Hayatın içindeki var oluşunuzdan asla vazgeçmeyin.
12- Tutkularınızın peşinden gidin ve birbirinizin tutkularını destekleyin.
13- Önemli günlerde, önemli durumlarda “beni yanında istiyor musun?” diye sormadan birbirinize koşun ve birbirinizin yanında olun. Bu soruyu sormak bu ilişkiyi ve sorumluluklarını tam olarak kabul etmemek demektir. İyi günde ve kötü günde yan yana olmak, mutlulukları ve acıları paylaşmak için işi sorulara bırakmayın. Koşarak gidin ve birbirinizin yanında olun.
14- Yas bir süreçtir. Bunlar sizi etkileyecektir. Her insanın yası yaşama biçimi farklıdır. Kendinize ve birbirinize zaman verin ve bu zaman için bir sınır koymayın.
15- Önemli ve zor konuları konuşmaktan vazgeçmeyin. Suçlayıcı ve yargılayıcı olmadığınızda, sakin ve iyi niyetle her konu konuşulabilir. Bazen çözüm bulunmasa da sadece paylaşmak bile insanı rahatlatabilir. Konuşmadığınız her konu bastırılıp göz ardı edildiğinde gitgide basıncı artan bir kırgınlık ve hayal kırıklığına dönüşerek aranıza girer. Buna izin vermeyin.
16- Öfkeliyken tartışmayın. Bu konuyu yarın ya da uygun zamanda konuşacağız ve halletmeye çalışacağız deyin ve birbirinize sarılın. Birbirinize ders vermek, haddini bildirmek, hesap sormak değil, konuları paylaşmak ve çözmek niyetiyle sakin zamanlarda konuşun.
17- Önce birbirinize danışmadan hiçbir program yapmayın. Akşam bara gidelim mi, yarın size gelelim mi diyene ilk cevap: “olabilir hanımıma/beyime bir sorayım”.
18-Birbirinizi şımartmaktan asla vazgeçmeyin ve şımartılan kişi siz iseniz bunun kıymetini bilin, götünüz tavana vurmasın. Bunu asla tükenmeyen bir aşk şelalesine çevirin.



Bayıldım. Şahsen beş numaraya ben de yoğun çalışacağım 😂
kaydedeyim de bir gün lazım olur, listem hazırda dursun :)